Açıklama
Yoğun kokusu ve aroması ile akılda kalan okaliptüs çeşitli amaçlar için kullanıldığı gibi, sağlığa olan faydaları nedeniyle de tüm dünyada tercih edilen bitkilerden biri. Okaliptüs ağacının anavatanı Avusturalya’dır ve kıtanın her yerinde birçok çeşidi yetişmektedir. İspanya, Fas ve Güney Amerika’nın bazı bölgelerinde de görülen okaliptüs ağacının, ülkemizde ilk kez Muğla’ya dikilmiş olduğu ve bu bölgede gelişim gösterdiği bilinmektedir.
Okaliptüs nedir?
Mersingiller (Myrtaceae ) familyasına ait bir ağaç olan okaliptüsün Latince ismi Eucalyptus’tur. 400’den fazla çeşidi bulunan okaliptüsün yaygın olarak görülen cinsi de Eucalyptus globulus adı ile bilinir. Dünyanın en uzun boylu ağaçlarından biridir ve boyu 100 metreye kadar uzayabilir. Okaliptüs ağaçları, bünyelerinde 200 ila 1000 litre kadar su tutabiliyor olma özellikleri ile de bilinirler. Bulundukları topraktaki suyu hızlı bir şekilde çektikleri için bataklık arazileri kurutmak için de kullanılırlar. Bu sayede bataklıklarda üreyen sivrisinekleri ve bu sineklerin taşıdığı hastalıkları önlemek için de kullanılır ve insan sağlığına önemli katkılarda bulunurlar.
Bahar ve yaz aylarında çiçeklenen okaliptüs ağaçları, uzun sivri yapraklarının arasında minik meyveler verirler. Tıbbi olarak kullanılan kısımları genellikle yaprakları olsa da, bazen bu küçük meyvelerden de istifade edilmektedir. Akdeniz ve Ege bölgelerinde hem yaz mevsiminde hem de kış mevsiminde yapraklarını dökmeyen bu ağacın yaprakları toplanarak kurutulur. Yapraklar tazeyken de kurutulduğunda da aynı içeriği barındırmaya devam ederler.
Okaliptüs yaprakları çok yüksek miktarlarda sineol maddesi barındırırlar ve uçucu yağ miktarı da oldukça fazladır. Bu özelliği ile ilaç, temizlik, kozmetik, parfüm endüstrilerinde kullanılır. Yaprakları başlı başına şifalı olduğundan, bitki çayı olarak da tüketilir ve bitki çayı karışımlarının içerisine ilave edilir.
Okaliptüs çayı tarifleri
Okaliptüs yapraklarının etkisini arttırmak veya çayı daha lezzetli hale getirmek için farklı bitki çayı karışımlarını da deneyebilirsiniz:
Nefes açıcı okaliptüs çayı: 3 adet okaliptüs yaprağı, bir çay kaşığı kekik, 4-5 yaprak adaçayı, bir tatlı kaşığı kurutulmuş (ya da 4-5 dal taze) nane yaprağı ve birkaç dilim taze zencefilin üzerine bir su bardağı kaynamış su ilave edin ve karışımı ağzı kapalı olacak şekilde 10 dakika boyunca demleyin. Süzüldükten sonra bir çay kaşığı bal ile tatlandırabilirsiniz.
Sinüzit için okaliptüs çayı: Bir tatlı kaşığı tıbbi papatya, 4 yaprak okaliptüs, bir tatlı kaşığı kurutulmuş nane, bir tatlı kaşığı ısırgan otunun üzerine iki su bardağı kaynamış su ilave edin ve karışımı 10 dakika boyunca demleyin. Çay demlenirken bardaktan çıkan buharı burnunuza çekmek de sinüslerinizin açılmasına yardımcı olacaktır.
Okaliptüslü kış çayı: Bir litre kaynamış suyun içerisine bir avuç ıhlamur, iki kabuk tarçın, ikişer parça kurutulmuş zencefil ve zerdeçal kökü, bir tatlı kaşığı ekinezya, 7-8 adet okaliptüs yaprağı, iki dal (ya da 7-8 yaprak) adaçayı, bir tatlı kaşığı yeşil çay, bir tatlı kaşığı hibisküs, bir yemek kaşığı kuşburnu, iki parça meyankökü ve bir tatlı kaşığı karabiber ilave edin, kapağını kapatarak 15 dakika boyunca demlenmeye bırakın. Süzüldükten sonra bal ile tatlandırabileceğiniz kış çayından günde 3 fincan kadar tüketebilirsiniz. Bağışıklık sisteminizi güçlendireceği gibi kış hastalıklarına karşı da koruma sağlayan bu çay, kış aylarında rahatlıkla tüketebileceğiniz bir karışımdır.
Okaliptüsün yan etkileri nelerdir?
- Okaliptüsün çay ya da uçucu yağ olarak, kesinlikle fazla miktarlarda kullanılmaması gerekir. Eğer okaliptüs çayının boğazınızı ya da midenizi yaktığını hissederseniz, dozu azaltmalı ya da okaliptüs çayı içmeyi bırakmalısınız.
- Alerjik bünyelerde reaksiyona sebep olabilir.
- Nadiren de olsa okaliptüs çayı kullanımının ishal, mide bulantısı, kusma gibi yan etkilere neden olabildiği görülmüştür.





