Oğul Otu Çayı

Tıbbi melisa olarak da bilinen oğul otu, ülkemizin pek çok yöresinde kendiliğinden yetişen bir şifalı bitkidir. Ülkemizde yaygın olarak ‘melisa’ adıyla satılan bitki, farklı bir türdür. Latince ismi Aloysia verbena olan ve ince uzun yapraklarıyla dikkat çeken bitki, limon melisa adıyla da bilinir.

Kategori

Açıklama

Tıbbi melisa olarak da bilinen oğul otu, ülkemizin pek çok yöresinde kendiliğinden yetişen bir şifalı bitkidir. Ülkemizde yaygın olarak ‘melisa’ adıyla satılan bitki, farklı bir türdür. Latince ismi Aloysia verbena olan ve ince uzun yapraklarıyla dikkat çeken bitki, limon melisa adıyla da bilinir. Oğul otu olarak bilinen tıbbi melisa, görünüş açısından oldukça farklı olsa da, kokusu ve etkileri limon melisaya benzer.

Oğul otu, çok eski çağlardan beri arıların çok sevdiği bir bitki olduğu için önce arıcılıkta, sonra da şifalı etkilerinden dolayı pek çok alanda sıklıkla kullanılmıştır. Ülkemizde bu bitkiye oğul otu denmesinin sebebi de arıcılıkla bağlantılıdır. Arı kovanları oğul vereceği zaman arılı kovanın yanına boş bir kovan koyulur ve bu kovana bitkinin yaprakları ya da uçucu yağı sürüldüğünde, kovandan çıkan oğullar gelip bu boş kovana kolaylıkla yerleşir. İşte bu sebepten bu bitkiye oğul otu adı verilmiştir. Kovan otu, melisa, acem otu gibi isimlerle de bilinmektedir.

Oğul otu nedir?

Ballıbabagiller (Lamiaceae) familyasına ait bir bitki türü olan oğul otunun Latince ismi Melissa officinalis’tir. Melissa altissima ve Melissa inodora olarak isimlendirilmiş olan iki türü daha bulunur. Çok yıllık otsu bir bitki olan oğul otu, 60-100 cm kadar boylanabilir.

Oğul otu, merkezi Avrupa ve Akdeniz bölgelerinde yetişir. Ülkemizde ise  Bursa, Bilecik, Bolu, İstanbul, Ankara, Amasya, Samsun, Kütahya, Malatya ve Tunceli illerinde doğal yayılış göstermektedir. Halk hekimliğinde, eczacılıkta, parfümeri ve kozmetikte, gıda sanayiinde de kullanılan oldukça değerli bir tıbbi bitkidir. Sıcak ve güneşli iklimlerde rahatlıkla yetişir, belirli ölçüde gölgeye dayanıklıdır.

Limon kokulu yaprakları oval veya kalp biçimli ve kenarları tırtıklı, yüzeyi hafif tüylerle kaplıdır. Yaz mevsiminden sonbahara kadar çiçeklenme zamanında toplanan yeşil yapraklar, gölgede kurutularak kullanıma hazır hale getirilir. Bitkinin yapraklarının damıtılmasıyla elde edilen uçucu yağlar da oldukça değerlidir. Yapraklar yoğun biçimde sitral, sitranella, linalol, pinemi, flavon ve reçine içerir. Körpe haldeyken toplanmış yapraklar yaydığı nefis limon kokusu sebebiyle salatalara, yemeklere ve içeceklere katılmaktadır.

Oğul otu çayı tarifleri

Uykusuzluk için oğul otu çayı tarifi: Bir tatlı kaşığı oğul otu, bir tatlı kaşığı (ya da 4-5 bütün yaprak) adaçayı, 4-5 baş tıbbi papatya, bir çay kaşığı lavanta ve bir çubuk tarçının üzerine bir su bardağı kaynamış su ilave edin ve karışımın üzerini kapatarak 10 dakika boyunca demlenmesini bekleyin. Süzüldükten sonra tüketilebilir. Özellikle akşamları içilen bu karışım uykuya daha kolay geçmenizi kolaylaştıracaktır.

Oğul otu ile detoks çayı: İki dilim taze zencefil, bir tatlı kaşığı yeşil çay, bir tatlı kaşığı enginar yaprağı ve bir tatlı kaşığı oğul otunun üzerine bir su bardağı kaynamış su ilave edin. İçerisine iki dilim limon ilave edin ve üzerini kapatarak 8 dakika demleyin. Süzüldükten sonra içerisine bir çay kaşığı daha limon suyu ilave ederek tüketin. Sıcak ya da soğuk olarak tüketilebilir.

Oğul otunun olası yan etkileri

  • Oğul otunu çocukların kullanmasında bir sakınca yoktur ancak günde bir fincanı geçirmemeye özen gösterilmelidir.
  • Bazı kişilerde oğul otu, baş dönmesi ve mide bulantısı gibi yan etkilere sebep olabilir. Eğer buna benzer bir etki fark ederseniz oğul otu kullanmayı bırakmalısınız.

Yapılışı

Oğul otu çayı nasıl hazırlanır?

Bir tatlı kaşığı kurutulmuş (ya da 7-8 adet taze) oğul otu yaprağı bir kaba veya bardağa alınır, üzerine bir su bardağı kaynamış su ilave edilir. Karışımın üzeri bir kapakla kapatılarak 10 dakika boyunca demlenmeye bırakılır. Süzüldükten sonra isteğe bağlı olarak bal ile tatlandırılabilir.

Dilerseniz oğul otunu daha fazla miktarlarda demleyip cam şişede ya da bir termosta saklayarak gün boyunca tüketebilirsiniz. Bunun için 1 litre kaynamış suyun içerisine üç yemek kaşığı kurutulmuş oğul otu yaprağı ilave edin ve karışımı 10-12 dakika kadar ağzı kapalı olacak şekilde demleyin. Süzdükten sonra şişeye ya da termosa alın. Bu şekilde günde 3-4 bardak oğul otu çayı tüketebilirsiniz.

Faydaları

Oğul otunun faydaları

  • Oğul otunun bilinen en iyi özelliği, çok güçlü bir yatıştırıcı olmasıdır. Özellikle depresyon, kaygı, panik bozukluk gibi rahatsızlıkların varlığında oldukça etkilidir. Sinir sistemini ve tüm vücudu rahatlatarak gerginlikleri alır, çok daha sakin ve gevşemiş bir halde uykuya dalmayı kolaylaştırır.
  • Oğul otu aynı zamanda midevi bir bitkidir. Midede biriken gazları söktürmeye yardımcı olur, sindirimi kolaylaştırır ve sindirim sistemindeki sorunlara bağlı oluşan ağrı ve spazmları gidermede etkilidir.
  • Terlemeye yardımcıdır. Bu özelliğiyle iyi bir ateş düşürücüdür.
  • Kardiyovasküler sistemi dengeleyerek kalp sağlığını destekler, tansiyonu düşürür ve dolaşım sistemini rahatlatır. Çarpıntıyı giderir.
  • İyi bir adet söktürücüdür. Adet düzensizliği yaşayan kadınlar düzenli olarak oğul otu çayı tüketebilirler. Aynı zamanda sinirleri ve vücudu rahatlattığı için, adet döneminde yaşanabilen ağrı, gerginlik, huzursuzluk ve kramplar gibi şikayetlerin azaltılmasına da yardımcı olur.
  • İyi bir antiseptik olduğundan dolayı, ağız içindeki bakterilerin azaltılmasında da etkilidir. Bu özelliği ile diş ağrılarına da iyi geldiği bilinmektedir.
  • İçeriğindeki etken maddelerin cilt üzerinde de iyileştirici etkisi vardır. Düzenli olarak oğul otu çayı tüketmek, ciltteki kırışıkların azaltılmasına ve cildin canlanmasına da yardımcı olur.
  • Sinir sistemini rahatlatıcı özelliğinden dolayı, hafıza üzerinde de olumlu etkileri vardır. Hafızayı kuvvetlendirir, dikkat dağınıklığını önler ve konsantrasyonu arttırır. Özellikle yoğun çalışan kişilerin ve öğrencilerin kullanması için oldukça faydalı bir bitkidir.
  • Güçlü antioksidan özellikleri ile vücuttan zararlı maddelerin atılmasını kolaylaştırır, cildi ve saçları canlandırır ve aynı zamanda hastalıklara karşı da koruma sağlar.
  • Karaciğeri destekler.
  • Kan şekerini dengeler. Ani aşermeleri de bastırarak bu sayede kilo vermeye yardımcı olur.